Öyle Bir Geçer Zaman Ki…

0
1301
zaman geçer
zaman geçer

Bu hafta Kanlıca’ya gittik Mert’le. Okul yıllarında çay içmeye gittiğimiz Tarihi Kanlıca Meydanı’na. Denizin üzerinden köprü manzarasını seyrettik. Sonra okulumuzun önünden geçtik. Dersleri kırıp kağıt oynamaya gittiğimiz kahveye baktık yukarıdan. O kadar iyi ki geldi ki, 3 saat bile olsa hayattan mola almak…

Okulumuz Anadolu Hisarı’ndaydı bizim. Mert de doğma büyüme Beykozlu olduğu için o civarları çok severiz. Üniversite yıllarında da o civarlarda çok gezdik. Anadolu Feneri’nden, hatta Riva’dan Üsküdar hattına kadar gitmediğimiz yer kalmamış. Neler yaptığımızı konuşup durduk. Dersleri kırar, arabayla bir yerlere giderdik. Arabada el ele tutuşur vitesi beraber değiştirirdik. Gençlik başımda duman halleri işte:)

Ne çok gezmişiz, ne güzel şeyler yapmışız. İyi ki de yapmışız. Ama o sıralar bunların çok güzel olduğunun bu kadar farkında değildim galiba.

Dedim ki Mert’e:

“Peki, biz bu güzellikleri niye bir ara kaybettik ?”

“Boş ver” dedi “Geri kazandık ya artık nasılsa”

“Öyle tabi” dedim ama durmadı düşünceler, 19 yıl geçti gözümün önünden…

Bir koşturmacanın içine dalışım, hayatımı yapılması gerekenler listesine göre yaşamaya başlamam, bir yandan isteklerim gerçekleşirken bir yandan bunların bana yeterli gelmeyişi, sahip olduklarım için ‘zaten böyle olması lazımdı’ deyip yeteri kadar şükretmemem, yapılması gerekenlere yetişmeye çalışırken hayatın keyfini ıskalamam ve bütün bunları ancak çok sevdiğim birini kaybetmemle fark etmem…

Sonra hayatımı değiştirmeye karar vermem, kendime emek harcamam, yavaş yavaş hayata bakış açımın değişmeye başlaması, sahip olduklarıma şükretmeye ve hayattan keyif almaya başlamam, gerçek başarının mutlu olmak olduğunu fark etmem…

Gülümsedim kendi kendime. Herhalde bundan 7-8 yıl önce hafta içi gündüz saatlerinde bir yerde oturup hayattan bir mola almayı aklıma bile getirmezdim. Kimseden izin almak zorunda olmama rağmen günün 2 saatini kendime ayırmayı düşünmezdim bile. O zamanlar keyif yapmaktan çoook daha mühim işlerim vardı.

Tekrar sordum Mert’e:

“Tamam, geri kazandık ama bir ara niye kaybetmiştik sence?”

“Değerini anlamak için herhalde” dedi.

“Büyük ihtimalle” dedim ve yine arabanın vitesini beraber değiştirdik gülümseyerek. Hala genciz ne de olsa:)

Hepinize yaşadığınız anın değerini, anı yaşarken bildiğiniz bir hafta diliyorum.

Yaşamınızda bir dönüşüm yaratmak isterseniz bana ozge@ozgecuhadaroglu.com adresinden mail atabilirsiniz, yürüdüğünüz yolda deneyimlerimin ışığıyla size eşlik etmekten mutluluk duyarım.

Ayrıca #hayatböylegüzel paylaşımları için beni @cuhadarogluozge Instagram hesabımdan takip edebilirsiniz.

Haftaya kadar sevgiyle kalın çünkü hayat gerçekten böyle güzel.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.