Zaman Yönetimi

0
1227
zaman yönetimi
zaman yönetimi

Hayatın içinde hepimizin yapması ve yetiştirmesi gereken çok şey var. Katılacak toplantılar, yetiştirilecek raporlar, evle ilgili işler, çocukların işleri… Liste uzayıp gidiyor. Bunlar üst üste binmeye başladığı zaman ciddi bir stres yaratıyor.

Hepsini ve her şeyi en mükemmel şekilde yapmaya çalıştıkça da pilimiz bitiyor, hiç birini hakkıyla yetiştiremez oluyoruz. Sonra kendimize kızmaya başlıyoruz ve döngü iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Böyle durumlarda bir beş dakika mola verip önceliklerimizin ne olduğunu düşünmek en doğrusu. Fakat genelde ‘mola vermeye zamanım yok’ bahanesinin arkasına saklanıp bunu da yapmıyoruz. Halbuki sadece 5 dakika mola vererek enerjimizi yükseltmek ve daha sonra yapılacaklar listesindeki işleri daha verimli bir şekilde tamamlamak mümkün.

Ben ne zaman yapılacaklar listesindeki işler sebebiyle streslenmeye başlasam, oturup kafamdaki işlerin tamamını yazıya döküyorum. Sonra da yanlarına aşağı yukarı ne kadar zamanda tamamlayabileceğimi yazıyorum. Ve bir bakıyorum ki, aslında 5-10 dakika süren işler için gereksiz yere strese girmişim. Zihin öyle bir mekanizma ki, bazen her şeyi olduğundan daha büyük ve zor olarak görmeye eğilimli oluyoruz. Her şeyi yazıya döktüğümüz zamansa daha net görmeye başlıyoruz.

Bundan sonraki adımsa sıralama yapmak, öncelikleriniz neler? Neler önemli, neler hemen yapılmalı, ne kadarını kendiniz yapmanız gerek?

Bizler zamanı önemli ve acil çerçevesinden yönetiriz. Bu şartlar altında 4 ihtimal bulunur:

  • Önemli ve acil
  • Önemli değil ve acil
  • Önemli değil ve acil değil
  • Önemli ve acil değil

 Neyin önemli ve neyin acil kategorisine girdiği tamamen sizin değerlendirmenize kalmış. Fakat danışanlarımla bu çalışmayı yaptığımız zaman şunu gözlemliyorum, çoğu zaman diğer kategorilere girebilecek şeyleri ‘önemli ve acil’ kategorisine koyup stres miktarını iyice arttırıyorlar. Ya başkalarına aktarabilecekleri işleri kendileri üstlenmeye çalışıyor ya da daha sonra yapılsa da sorun olmayacak şeyleri hemen yapmaya kalkıyorlar.

Kendi hayatımdaki son derece sıradan bir örnek üzerinden gidersek daha anlaşılır olacak. Sizin de çalışmalarınıza sıradan örnekler üzerinden başlamanızı öneriyorum. Çünkü genelde asıl enerjimizi düşüren şeyler sık yaşadığımız küçük olaylar.

Pazar günleri dışarıda kızlarla beraber bir şeyler yaptıktan sonra akşam saatlerine yakın saatlerde eve dönüyoruz genelde. Bütün gün güzel geçtikten sonra kapıdan içeri adım atar atmaz yapılması gerekenler zihnimde dönmeye başlıyor ve bende stres artıyordu.

Nasıl olmasın ki? Ertesi gün okul var, banyolar yapılacak, yemek yenecek, ödevler toparlanacak, kapının önündeki ayakkabı ve palto yığını yerlerine kaldırılacak, bir yandan çay içmek istediğim için hemen çay demlenecek ve bütün bu işler belli bir zaman diliminde yapılacak ki kızlar vakitli yataklarında olsunlar. Bir yandan yeni aldığım kitaba şöyle bir göz atmak istiyorum, gün içinde gelen mailleri yanıtlamak istiyorum, ertesi günün işleri ile ilgili yapılması gerekenler var mıydı diye düşünüyorum. Ve 15 dakika içinde gün içindeki keyifli halim sona eriyor.

Hepimizin hayatında iki ayağımızın bir pabuca girdiği dönemler oluyor. İşin ironik tarafı, iki ayağımızı bir pabuca kendimiz sokuyoruz.

Ben bunu fark ettikten sonra ipin ucunu biraz gevşetmeye başladım. Kafamdaki her şeyin tam da o sırada yapılmasına gerek yok ki. Neler öncelikli ve bir kısmını başkası yapamaz mı, ona baktım.

Banyo ve yemek öncelikli ama tarifeli tren gibi davranmaya gerek yok. Biraz gecikse kimse ölmez. Çay ve dağınıklığını toplanmasını Mert halleder. Mailleri yanıtlamayı ve yeni kitabıma göz atmayı da 1-2 saat ertelesem hiç sorun olmaz. Ertesi günün işlerini de kızlar yattıktan sonra listeler ve planlarım.

Eee, geriye ne kaldı? Manasız bir stres ve boş yere düşen enerjim.

Her şeyi yetiştirmeye ve mükemmel olmaya çalışmak en büyük stres kaynağı. Başkalarına devredebileceğimiz işleri devretmek, hayır demeyi bilmek, üzerimize vazife olmayan şeylere balıklama atlamamak, aralarda mola almak ve her şeyi öncelik sırasına koymak önemli.

Bunları yapamıyorsanız, bilin ki tüm bunların altında size artık hizmet etmeyen bir takım inançlar yatıyor. Bunları fark etmenizi ve değiştirmek için çalışmanızı öneririm. Dışarıdan bir bakış açısına ihtiyaç duyarsanız, bir koçla çalışmak değişim sürecini çok hızlandıracaktır.

Hayattaki en önemli yatırım kendimize ve mutluluğumuza yaptığımız yatırımdır. Ve zaman telafi edemeyeceğimiz tek şeydir.

Zamanı yönetmek aynı zamanda kendi hayatımızı da yönetmek demektir.

Hayatınızın yönetimini elinize almanız dileğiyle…

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.