Kendini İfade Etmek

0
1666
ifade etmek
ifade etmek

Hepimiz kendimizi istediğimiz gibi ifade edebildiğimiz noktada mutlu ve huzurlu yaşıyoruz. Herkes farklı şekillerde ifade ediyor kendini; kimi resimle, kimi yazarak, kimi konuşarak, kimi de sadece sarılarak.Yolu ne olursa olsun, içimizdeki enerjiyi dışarıya akıtmak bizi daha sağlıklı ve huzurlu bir insan yapıyor. Bunu bastırmak ise sıkıntıya, öfke patlamalarına ve ileri seviyelerde sağlığın bozulmasına sebep oluyor. Kendini ifade etmek bu kadar önemliyken, acaba bizler bunu gerçek anlamda yapabiliyor muyuz? Çoğumuz olası sonuçlarından çekindiğimiz için çoğu yerde susmayı tercih ediyor sonra da hiç alakası olmayan bir yerde konuşmaya başlıyoruz. Yani konuşulacak yerde susuyor, susulacak yerde öfkeyle konuşuyoruz.

Çok da şaşılacak bir şey yok aslında bu durumda. Nasıl ki bir balonu çok fazla havayla doldurduğunuz zaman eninde sonunda patlıyorsa, içimizdeki enerjiyi de çok biriktirdiğimiz zaman bir yerlerden patlama ihtiyacı duyuyor.

Ne zaman kendimi sevgi ve anlayışla ifade edemediğimi düşünsem şu anım aklıma gelir.

Düdüklü tencerenin yeni çıktığı zamanlardı. Annem de her yeni olan şeye merakıyla evimize bir düdüklü tencere aldı. Düdüklü tencerenin mekanizmasını az çok bilir herkes. Tencerenin kapağı hiç hava kaçırmayacak şekilde kapanır. Üstte buharın yavaşça tahliye olduğu bir mekanizma vardır ve yoğun basınçla yemekler çok kısa sürede pişer. Eski düdüklü tencerelerde de buharın tahliye olduğu yerin üzerine şapka gibi bir şey koyulur ve ıslık gibi bir ses eşliğinde yemeğiniz pişerdi.

Bir akşam annem bu tencerede mısır haşlamaya karar verdi. Yemekten sonra mısırları koydu tencereye, biz de haşlansın da yesek diye beklemeye başladık. Babamın bir ara salondan kalktığını hatırlıyorum. Geri geldikten 5-10 dakika sonra ise mutfaktan korkunç bir patlama sesi geldi. Hepimiz şaşkınlıkla mutfağa koştuk tabi. Mutfaktaki manzara çok için açıcı değildi. Tencerenin kendi bir yerde, kapağı bir yerde. En fenası da tavana yapışmış mısır taneleriydi.

Meğerse babam tencerenin çıkardığı ıslık sesinden rahatsız olmuş ve ses kesilsin diye tepesindeki şapkayı kapatıvermiş. İçerde biriken buhar çıkacak yer bulamayınca tencerenin patlamasına sebep olmuş.

Kardeşimle ben mısır yiyemediğimize, annemle babam da tavana kadar batmış olan mutfağa yandı. Bu arada tencere sağlam çıktı, ona bir şey olmadı.

Hayatta da mekanizma bu şekilde işliyor aslında. Ne zaman kendinizi kızgınlıkla bir şeyler söylerken buluyorsanız bilin ki içinizde biriktirmiş olduğunuz ne varsa bir yerlerden basınçla dışarı çıkmaya çalışıyor ve bu arada da bir yerleri kırıp döküyor.

Çevremizdekileri kırıp dökerek tavandaki mısır tanesine dönmek istemiyorsak kendimizi sevgiyle ve anlayışla ifade etmeyi öğrenmek sağlıklı ve huzurlu bir yaşamın olmazsa olmazlarından birisi.

Peki kendini sevgi ve anlayışla ifade etmek nasıl olmalı derseniz, o da bir hafta sonraki yazı konusu olsun.

Bu hafta içinizde bir şey biriktirmeyin, koyverin gitsin…

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.