Kişisel Gelişim Dedikleri

0
1284
kişisel gelişim
kişisel gelişim

İşim gereği kişisel gelişimle ilgili birçok çalışma hakkında bilgi sahibi oluyorum. Ya katılımcılarından ya da çalışmayı organize eden kişilerden bilgi mailleri alıyorum. Bu hafta maillerimin arasında onlardan birisini okurken şunu fark ettim; bu çalışmalara katılan herkes daha iyi, daha mutlu, daha mükemmel bir duruma gelme beklentisiyle katılıyorlar çalışmalara. Bu, çok da doğal bir şey aslında. Hayatımızın zaten mükemmel olduğunu düşünsek niye bir takım arayışlara girelim ki?

Kişisel gelişim çalışmalara katılanlar yükselen enerjileri ile birlikte ‘ne kadar mükemmel hissettiklerinden, gözyaşları içinde şükrettiklerinden ve eve döndüklerinde ne kadar huzurlu olduklarından’ bahsediyorlar. Yorumlar genelde bu noktada son buluyor.

Bense hep bundan sonrasını merak ediyorum. Hani filmler de hep mutlu sonla biter ya. Esas kızla esas oğlan kavuşurlar ve sonsuza dek mutlu yaşarlar. Peki, ya sonra…? 4-5 ay sonra yetiştirilecek işler, ödenecek faturalar, çocukların okul toplantıları, dişçi randevuları varken de gözyaşları içinde şükredebiliyor musun hayata? Tamam kabul, özellikle biraz abarttım. Gelmek istediğim nokta şu; hayatın koşuşturmacası içinde, bazen üzülsen de gerilsen de hayata gülümsemeyi başarabiliyor musun? Ve şartlar ne olursa olsun hayatla barışık yaşayabiliyor musun? Arada bir takılıp düşsen de kalkıp yeniden hayata devam edebiliyor musun?

Bunları yapabiliyorsan, öğrendiklerini hayatına entegre edebilmişsin demektir. Aksi takdirde katıldığın tüm çalışmalar geçici bir rahatlama yaratmaktan öteye gitmeyecek. Bir Japon atasözü: “Bilmek ama onu deneyime dönüştürememek bilmek değildir” der.

Bu arada şunu özellikle belirtmek istiyorum. Ben de birçok kişisel gelişim çalışmasına, seminerine katıldım ve fırsatım olduğu sürece daha da katılmaya devam ediyorum. Fakat burada dikkat ettiğim nokta, hayatımı değiştirsin beklentisinden ziyade çalışmanın kendisinden keyif alıp almadığım. Hayatımı değiştirsin beklentisi içinde olduklarım ve büyük anlamlar yüklediklerimin hepsi elimde patladı. Ne zamanki keyif alarak katıldım, işte asıl dönüşümü yaratan onlar oldu.

Hangi çalışmaya katılırsanız katılın kendi iç sesinize göre karar vermenizi öneririm. Elbette, daha önce tecrübe etmiş olanların yorumlarını alın, dinleyin ve bir kenara not edin bu bilgiyi. Ama sonuçta son kararı kendiniz verin. Birisinde çok işe yarayan bir çalışma sizde aynı etkiyi yaratmayabilir.

Değişim ve dönüşüm yani kişisel gelişim bir süreç işi. Nefes aldığımız her an değişiyoruz zaten. Hayatımızdaki hiçbir an bir öncekiyle aynı değil. Madem değişmek kaçınılmaz bari istediğimiz yöne doğru yapalım bunu, kendimizi istediğimiz yöne doğru değiştirelim.

Ve bunu, hayatımda şunlar bunlar değişsin diye değil

  • Kendinizi keşfetmek için
  • Hayata daha güler yüzlü yaklaşabilmek için
  • Çevrenizdekilere daha anlayışlı davranabilmek için
  • Aksiliklere gülüp geçebilmek için
  • Tökezlediğinizde yeniden ayağa kalkacak gücünüz olduğunu fark edebilmek için
  • Kendinizi her şekilde sevebilmek için
  • Ve en önemlisi, geriye dönüp baktığınızda iyi ki yaşamışım bu hayatı diyebilmek için yapın.

Bu noktada belirleyici olan hayata bakış açınızı ve düşünce alışkanlığınızı değiştirebilmek. Zaten bu sebeple süreç işi diyorum. 20-30 yıldır sahip olduğunuz düşünce alışkanlığınızı birkaç yöntem uygulayıp, 2-3 kişisel gelişim çalışmasına katılıp hooop diye değiştireceğinizi beklemek biraz hayalperest bir yaklaşım olur. Her çalışma ve yöntem yaşam yolundaki istasyonlar ama yolculuk orada bitmiyor, devam ediyor.

Biz nefes aldıkça kişisel gelişim yolculuğumuz devam ediyor. O yüzden hayatınızdaki bazı şeyleri halledemediyseniz bile ne olmuş yani. Sonra halledersiniz, yeter ki hayatı eğlenceli bir yolculuk olarak görmeye başlayın. Zaten ne oluyorsa hayatı çok fazla ciddiye almaktan oluyor.

Herkese iyi yolculuklar diliyorum.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.