İstekleri Canlı Tutmak – Yöntemler (1)

0
1741
istekler
istekler

İsteğimizi yaratmanın yolunun, bir seçim yaparak (henüz ufukta emaresi yokken bile) önceden isteğimizin frekansına girmek olduğunu biliyoruz. Evet, haklısınız daha önce defalarca söyledim bunu ama bazı şeyleri tekrar etmenin önemini kendi hayatımda defalarca deneyimlediğim için, bu altın kuralı her fırsatta tekrarlamak istiyorum.

Geçen hafta bahsetttiğim gibi, isteğimizi canlı tutmak da yaratımın yani bu frekansa girmenin önemli bir boyutu. İsteklerimiz canlı olduğu zaman, bununla ilgili görüntüler otomatikman zihnimizde canlanır. Bizim yapacağımız şey ise görüntüleri zihnimizde canlandırarak, isteğimizi canlı hale getirmek. Bunun için faydalanabileceğimiz yöntem ve egzersizlerden bahsedeceğim.Gerçi bir kısmını Egzersizler sekmesinin altında da bulabilirsiniz, yine de bir araya toparlamak ve bazı ince detayların altının çizmek istiyorum. Fakat önce biraz genel bilgi…

Bütün zihinde canlandırma egzersizlerini farklı şekillerde yapabilirsiniz; sadece aklınızdan geçirerek (3), sesli bir şekilde konuşarak (2) ya da yazarak(1).

  1. 1) En çok etkili olanı bence yazarak yapmak, çünkü yazmak bir çok konuda kendinizi daha net ve somut hissetmenizi sağlıyor. Düşünceler zihnimizde devamlı uçuşup durur. Hem onları takip etmek zordur hem de yazınca sanki isteklerimiz uçuşan düşünce olmaktan çıkıp elle tutulur realiteye dönüşür. Ben yazarak çalışmayı çok severim ve genelde de çoğu kişiye tavsiye ediyorum. Özellikle odaklanma ve hayal kurma konusunda sıkıntı çektiğini söyleyen kişiler için çok faydalı oluyor. Yazmak çok daha net bir şekilde odaklanmamızı sağlıyor.
  2. 2) Egzersizlerinizi sesli bir şekilde konuşarak yapmak, sadece akıldan geçirmeye göre daha etkilidir. Yine aynı şekilde, düşüncelerinizin sözcüklere ve sesli ifadelere dönüşmesi sanki onları daha gerçekleştirilebilir kılar. Ayrıca bazı egzersizleri sesli yapmak yazmaktan daha kolay olduğu için, egzersizi erteleme ihtimalini azaltır. Egzersizleri düzenli yapmanın önemi açısından, çok hoş bir avantaj. Örneğin bir çok kişi, şükür egzersizlerini sabah araba kullanırken yapmayı tercih eder. Hem trafikteki zaman kaybını verimli bir hale dönüştürür, hem de arabada yalnızken istediğiniz gibi rahat rahat konuşabilirsiniz.
  3. 3) Egzersizlerini sadece aklınızdan geçirerek yapmanın düşünceleri netleştirmek adına daha az etkili olma ihtimali olsa bile, bunun da şöyle bir avantajı var. Düşünce hızımız her zaman yazma veya konuşma hızımızdan fazla olduğu için, görüntüler çok hızlı bir şekilde birbirini takip eder ve hayalimizin frekansına girmemiz çok daha rahat olabilir. Ayrıca her yerde, hiç kimseye çaktırmadan yapmak mümkün. Kimse zihninizi okuyamaz, sadece yüzünüzün gülümsemesi veya enerjinizin yükselmesinden bir şeyler tahmin edebilir.

Sonuçta her zaman bahsettiğim kural burada da geçerli, ne şekilde daha çok hoşunuza gidiyorsa ve ne şekilde size daha faydalı olduğunu düşünüyorsanız o şekilde yapın. En etkilisi yazmakmış diyerek yazmaya karar verdiniz mesela ama sonra baktınız zor geldiği için devamlı erteleyip duruyorsunuz, demek yazmak size uygun değil. Ya da vizyonlamalarınızı zihninizde canlandırarak yapmaya karar verdiniz, fakat düşünceleriniz bir türlü netleşmiyor ve hoop başka yerlere kayıyor.  Demek ki, isteğinizi yazmak size daha iyi gelecek. Size en iyi gelen tarzı siz belirleyeceksiniz.

Örneğin ben, herkesin genelde sesli yaptığı şükür egzersizlerini yazılı yapıyorum. Vizyonlamayı, bazen yazarak ama çoğunlukla zihnimde canlandırarak yapıyorum.  Yazarak çalışmanın faydasına inandığım için, egzersizleri mümkün mertebe yazılı yapmayı tercih ediyorum. Dediğim gibi herkes kendine göre belirlemeli.

Bu egzersizlerle ilgili söylemek istediğim diğer bir nokta ise;

  1. Önce direnci serbest bırakmak için kullandığınız yöntemleri uygulayıp daha sonra zihinde canlandırma egzersizlerini yaparsanız daha etkili olabiliyorlar. Örneğin vizyonlama yapmadan önce meditasyon ya da odak değiştirme yapmak gibi. Güç Duruşu egzersizinin oldukça etkili olmasının sebebi de bu prensip aslında. Önce odak değiştirerek direnci serbest bırakmak, sonra da zihinde canlandırmak. Diyelim bir toplantıya gireceksiniz ve kendinizi bu konuda gergin hissediyorsunuz. Ben kendi deneyimlerimden biliyorum ki; kendimi gergin hissettiğim durumlarda toplantının çok iyi geçtiğini vizyonlamak ya da bu konuda şükür egzersizi yapmak benim çok da işime yaramıyordu. Bu tarz durumlarda önce odak değiştirme ya da imkan varsa ufak çaplı bir meditasyon veya nefes egzersizleri gibi yöntemlerle hissettiğim direnci serbest bırakmak, sonrasında vizyonlamak ya da şükretmek hep daha fazla işime yaradı.
  2. Ya da özellikle uzun vadeli üzerinde çalıştığınız konularla ilgili şu şekilde de yapabilirsiniz: Direncinizi serbest bırakmak için yararlanabileceğiz yöntemleri uygulamadan direk zihinde canlandırma egzersizlerini yaparsınız. Yaparken hissiyatınıza ve içinizden gelen sese kulak verir ve direncinizi farkederek daha sonra bu direnciniz üzerinde çalışabilirsiniz. Size daha önce ‘varlıklı olmak’ ile ilgili kendi varoluş seçimimden bahsetmiştim. Bu seçimi yapmadan önce de, şükür egzersizlerimde ya da vizyonlamalarımda bereket ile ilgili çalışıyordum. Fakat ne zaman şükürlerimde bereketten bahsetsem içimde hafif bir rahatsızlık hissediyordum. Diğer konulardaki şükürlerimde rahattım ama konu bereket olunca aynı rahatlığı hissedemiyordum. Bu konu ile ilgili şükretmeye devam ettim ve direncimi fark ederek, direncimi yumuşatmak üzerine de çalıştım. Küçük küçük ilerledim, ne zaman para ile kendimi kötü hissetsem farklı bir bakış açısına geçebilmek için kendimi ikna ettim, olumlama cümlelerimi bana daha inanılır gelecek şekilde değiştirdim ve sonrasında bir gün ‘varlıklı olmak’ ile ilgili seçimini yapıverdim.

Anlayacağınız, zihinde canlandırma egzersizlerini önce direnci yumuşatarak da yapabilirsiniz ya da direk egzersizleri yaparak direncinizi farkedip ayrıca bu direnç üzerinde çalışarak da yapabilirsiniz. Dediğim gibi tamamen konunun içeriğine ve sizin paşagönlünüze kalmış. Hatta aynı konu ile ilgili zaman zaman farklı şekillerde de çalışabilirsiniz, o an size ne şekilde iyi geliyorsa.

Eğer meditasyon yapmayı seviyorsanız, meditasyonunuzun sonunda isteğinizle ilgili vizyonlamalar veya olumlama cümleleri gerçekten çok etkili oluyor. Ben meditasyonu kafama estiği zaman yaptığım için sadece, bu güzel fırsatı kaçırmamak için sonuna vizyonlama veya olumlama cümleleri ekliyorum mutlaka.

Her ne egzersizi uygularsanız uygulayın, hangi şekilde yapmayı tercih ederseniz edin, şekilci olmaktan ziyade kendi hislerinizi takip edin lütfen.  Sonuçta kendi hayatınızın patronu her zaman sizsiniz.

Yöntem ve egzersizlerden tek tek bahsedemeden yazıyı bitirdik, devamı artık haftaya kaldı. Fakat bu yazıdaki bilgilerin de işinize yarayacağını düşündüğüm için, bunu mazur göreceğinizi umuyorum. Zaten çoğu Egzersizler sekmesinin altında var, ben onlarla ilgili de bir takım ince detaylardan bahsetmek istediğim için yine de tek tek üzerinden geçeceğim.

Haftaya görüşmek üzere diyorum…

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.